Sayfayı aşağı doğru kaydırın... love means you never have to say you are sorry... - Blogcu




love means you never have to say you are sorry...

Tanım

hi darling, you know i like you because of your friendlieness... everybody loves you but they are always playing bad jokes on you... it mustnot be a matter to you.. ya türkler için bu yazı ayrı olarak yazılmıştır. ve benim tarafımdan tabikii! ben ''övünmek gibi olmasın'' yardımsever bir insanım yani ne zaman yardıma ihtiyaç duyarsanız uygun bir saat diliminde ben size elimden gelen yardımı yaparım.. Yunus ya ben seni çooooookÖZLEDİM::: .... msn de görüşemiyoruz ama bigün denk getirecem görüşecez... şimdilik çağrı atarak geçiştiriyorum... kendine ii bak ve aly e slm lar söyle ok? seni özledimm... if you need help please call 05422624333 or my mail address is ahmetkocadogan@cyberahmet.tk take care of yourself...


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

Anasını siktiğim insanLar Kürdistan devLeti diye bişi oLmucak bunu akLınıza sokun!! Kürdistan kurmaya çaLışan ve destekLeyen herkes şunu kafasına soksun , Bu devLet Bu miLLEt yıkıLmadı YıkıLmayacak! Herkes Tek vücuT oLup ananızı sikecek haberiNiz Yok .rspu cocukLarı


Tarih: , Pazar, Haziran 24, 2007
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

insanLık nerdesin...

Çinli yamyamlar Doğu Türkistanlı bebekleri pişirip yiyorlar

 

bu vahşeti görmek içn tıkLayın..


Tarih: , Pazar, Haziran 4, 2006
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: , Salı, Eylül 6, 2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: , Pazar, Ağustos 7, 2005
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

from nexopia...


Tarih: , Salı, Temmuz 26, 2005
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

yoq..


Düşleri gerçeğe çeviren 100 yıllık efsane: galatASIRay!

Dile kolay... Tam bir asır! Türk sporunda düşü gerçeğe çeviren, inanılmazları başarmayı kendine bir alışkanlık haline getiren, rakiplerinin bir ASIR ilerisindeki gerçek efsane: galatASIRay! Türkiye’nin en büyük taraftar kitlesine sahip spor kulübü olan galatASIRay bugünlerde mutlu günler yaşıyor. 100. yılımızı kutluyoruz coşkuyla... Geçmişteki başarılarımızla yetinmeden, gelecekte çok daha büyük başarılara ulaşacağımızın bilinciyle kutluyoruz 100. yılımızı!

Öyle bir asır ki... 1905 yılında Galatasaray Lisesi’nin beşinci sınıfında edebiyat dersi sırasında birkaç arkadaşı ile birlikte önemli kararlar alan Ali Sami Yen, acaba bir dünya devinini yarattığının farkında mıydı. Her türlü olanaksızlığa karşı, büyük fedakarlıklarla galatASIRay’ı yaratan Ali Sami Yen ve arkadaşları o gün tarihe geçecek önemli bir adım atmışlardı. Aradan geçen yıllarda o fidan büyüdü ve bugün asırlık bir çınar oldu. Bugün Türk sporunun en büyüğü o!

Bu fidanı kimler mi büyüttü. Saymakla bitmez. Ali Sami Yen, Asım Tevfik Sonumut, Ulvi Ziya Yenal, Selahattin Beyazıt, Alp Yalman, Faruk Süren... Onlar kulübü yöneterek bugünlere getirdiler. Gündüz Kılıç, Brian Birch, Jupp Derwall, Mustafa Denizli, Mircea Lucescu ve İmparator Fatih Terim... Onlar dünya çapında teknik direktördüler. Ya futbolcularımız... Metin Oktay’dan Hakan Şükür’e, Kadri Aytaç’tan Tanju Çolak’a, Turgay Şeren’den Taffarel’e, Suat Mamat’tan Tugay Kerimoğlu’na, Gökmen Özdenak’tan Cüneyt Tanman’a, Simoviç’ten Hagi’ye... Ve muhteşem taraftarımız... Onlar zaferlerle dolu bir asırın yapı taşlarıydı. Onlar dünya kulübü galatASIRay’ı bugüne getirenler...

Peki ya rakiplerimiz? Rakiplerimiz bırakın yanımıza yaklaşmayı, rüyalarında bile göremediler bu başarıları. Birileri Avrupa kupalarında tel tel dökülüp, sıfır üstüne sıfır çekip, filelerini yedikleri gollerle doldururken, galatASIRay müzesini Süper Kupa’yla, UEFA Kupası’yla ve nice kupayla dolduruyordu. Birileri Avrupa’da başarısızlık üstüne başarısızlık yaşayıp alay konusu olurken, galatASIRay hepimizin gururu oluyor, dosta düşmana Türklerin gerçek gücünün ne olduğunu gösteriyor, “AB standartları”na uyan ilk kulüp oluyordu. Ama bunlar geçmişte kalmış “hoş bir seda değil”. 100. yılında şampiyonluğunu kesinlikle ilan edecek olan galatASIRay, önümüzdeki yıllarda da Avrupa kupalarında başarıdan başarıya koşacak. Çünkü biz bir Avrupa kulübüyüz, çünkü biz dünya kulübüyüz.

Bir asırda kupalarla doldurduk müzemizi. Neler mi? Bir hatırlayalım bakalım. Böyleece herkes görsün büyüklüğümüzü. Görsün herkes gerçek efsanenin kim olduğunu. İşte müzemizdeki kupalar, işte başarılarımız:

Avrupa Süper Kupa Şampiyonlukları (1)
2000

UEFA Kupası Şampiyonlukları (1)
1999-2000

Türkiye Ligi Şampiyonlukları (15)
1961-1962, 1962-1963, 1968-1969, 1970-1971, 1971-1972, 1972-1973, 1986-1987, 1987-1988, 1992-1993, 1993-1994, 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999, 1999-2000, 2001-2002

Türkiye Kupası Şampiyonlukları (13)
1962-63, 1963-64, 1964-65, 1965-66, 1972-73, 1975-76, 1981-82, 1984-85, 1990-91, 1992-93, 1995-96, 1998-99, 1999-2000

Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonlukları (10)
1966, 1969, 1972, 1982, 1987, 1988, 1991, 1993, 1996, 1997

Başbakanlık Kupası Şampiyonlukları (5)
1975, 1979, 1986, 1990, 1995
 
TSYD Kupası Şampiyonlukları (12)
1963, 1966, 1967, 1970, 1977, 1981, 1987, 1991, 1992, 1997, 1998, 1999

  • Süper Kupa kazanan İLK ve TEK Türk takımı
  • UEFA kupasını hiç yenilgi almadan müzesine götüren İLK ve TEK Türk takımı
  • Avrupa Şampiyonu olan İLK ve TEK Türk takımı
  • Avrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok TEK Türk Takımı
  • FIFA sıralamasında 1. sıraya yükselen İLK Türk takımı
  • Üçüncü yıldızı alan İLK takım
  • Türkiye Süper Ligi'nin İLK Şampiyonu
  • Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e çıkan İLK ve TEK Türk takımı
  • Şampiyonlar Ligi'ne katılan İLK Türk takımı
  • Türkiye 1. Ligi'ni namağlup bitiren İLK takım (1985-86)
  • Yurtdışında İLK galibiyet alan Türk futbol Takımı (1911)
  • Yurtdışında Türkiye'yi temsil eden İLK futbol takımı (1911)
  • Uluslararası maçlarda kendi sahasında art arda EN çok galibiyet alan TEK Türk takımı (20 kez)
  • Devlet üstün madalyası alan İLK takım
  • Bir sezonda 2 İtalyan takımını eleyen İLK Türk takımı (Milan-Bologna)
  • Bir sezonda 2 İngiliz takımını eleyen İLK Türk takımı (Leeds-Arsenal)


Tarih: , Salı, Temmuz 12, 2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

oku soysuz bayrak yakan köpek...


Ey aslını unutan insan, insan demeye dilimiz varmayan lanet. Türk Bayrağı sahipsiz değildir, kalmayacaktır da. Sen kim olursun da; hergün havasını teneffüs ettiğin, toprağına ayak bastığın, hayatını sürdürdüğün bu vatanın bayrağına el kaldırırsın. Bu bayrağa el kaldırman bana, bize, tüm insanımıza el kaldırman demektir. Yakılacak tek şey var, o da soyunu unutan sizin gibi lanetlerdir.


Tarih: , Salı, Haziran 28, 2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

enjoy


Tarih: , Pazartesi, Haziran 27, 2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

lovely


Tarih: , Pazartesi, Haziran 27, 2005
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

meraklısına sagopa kajmer den iskeletler diyarında bir et parçası

Yarını olmayan dünlere yazılmış her şiir ve şair olmuş her fikir ki kaleme düşmüş her sözü. Hep karanlık anlatıldı şarkılarda günyüzü. Yalpalayan ömürler aşikar hüzün görüntüsü. Yalnızlıkla sevişir oldun, karanlık hep zifir ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekledin. Doğmamış çocuktu doğacak, her ışık hazin sihir ki; hediye olacak her yarın manevi hazinedir, vasiyetimdir, cümlelerimin her kelimesi sahi asi, Sagopa yorgun tek tabanca 26 arifesi. Kimler önüne geçebilir zamanın akışının, cümlelerimin noktalarına kaç zamanda ulaşırım. Yaşarım iskeletler diyarında bir et parçasıyım. Varımı yoktan aldım. Daldım çoktan derin uykuma vardım, beklemekle geçti yıllarım ve kar beyazdı saçlarım, karamsar yazdı rhyme’larım ve tarumardı sabrım,harbi yaşadım benliğimle çok savaştım yazdım olmadı ve kaçtım, rap uzattı elini çekti kulağımı. “yaz” dedi! Emir bir farzdır. Farzın adresinde sen ikamet halinde, bu Tanrı’dan bir arzdır. Öylesine güç oldu, böylesine bir gidişi resmetmek, kalemi makina yaptım, her çizikte kareler aldım, sundum önüne Yaradanın ve bekledim cevabını, hep cevapsız kaldı çağrım, bağırdım
Raks edemedim yine yenildim, aksimi göremedim kör oldum
Haksızın vuramadım şakağına, baksın kör gözlerime
Çuvala konulan her ölüydü günüme zehri zerkeden ve yuvası yıkılan her virandı
parasal harbe itilen, zoraki savaşa alınanlardı okulu terkedenler ve eli bıçaklı her bebeydi kabusumda raks edenler, buna da çok şükür demekle geçti onca garibe sene ve lehine gidişi rehine tuttuk fethine kalktık, olmamış diyarların adını koyduk,otura kaldık, kıçımız üstü isyan ettik
Kadere sıvadık horoskoplarınla yarına bir bakış mı
bugünün, aksilikle geleni dışlamak mı sömürün, hepiniz gömülün, fallar oynasın bu oyunu,sallar sallasın sonunu, bir duada gizli ödülün, bir nazarda saklı hüznün, temelli var oluş hayali, boşunadır vaatleri, sisteminde virüsü saklar her beyin ve an çatar atak yapar ve bin çuval ceset kapar, tenhalar yüz görümlük, yurt olur zaman donar.

raks edemedim yine yenildim...


Tarih: , Pazartesi, Haziran 27, 2005
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

Site içi arama motoru.... Başlangıcı --->